Wars, technological advancements, and shifting social conditions have profoundly transformed perspectives on life and fundamental concepts. The devastation of the Second World War, in particular, catalyzed significant intellectual and philosophical developments. Existentialism emerged in response to this crisis, addressing themes such as freedom, absurdity, and the human condition. Among its key figures, Albert Camus critically examined the meaning of existence, focusing on the absurd and its implications.
Camus contends that the fundamental philosophical problem is whether life is worth living. He explores the experience of absurdity and considers two primary responses: physical suicide and what he terms "philosophical suicide"—the acceptance of illusory meaning. Since both negate the absurd, he rejects them and instead proposes rebellion as the only viable alternative. In The Myth of Sisyphus, he presents Sisyphus as a symbol of defiance, embracing the absurd through conscious resistance.
In contemporary society, existential crises persist as individuals struggle to find meaning. Camus' concept of the rebellious individual offers a response that prioritizes ethical responsibility, artistic creativity, and personal freedom. By rejecting both despair and false hope, he urges individuals to confront absurdity with awareness and resilience. Rather than seeking inherent meaning, Camus advocates for a conscious engagement with existence. This study examines his response to existential crises, analyzing the absurd, suicide, and rebellion within a modern context, ultimately arguing that resistance remains a vital philosophical stance.
Albert Camus absurd suicide modern society existential crisis
I declare that this study is an original work; that I have adhered to scientific ethical principles and rules at all stages of its preparation, data collection, analysis, and presentation of information; that I have provided references for all data and information not obtained within the scope of this study and included these sources in the bibliography; and that I have complied with ethical duties and responsibilities.
Savaşlar, teknolojik gelişmeler ve yaşam şartlarının değişimi, insanların yaşam tarzlarına ve kavramlara bakış açılarında farklılaşmalar meydana getirmiştir. İkinci dünya savaşının da etkisiyle, yirminci yüzyılın ikinci yarısından sonra dünyada büyük değişimler yaşanmıştır. Varoluşçuluk felsefesi, bunalımların olduğu bu dönemde filizlenmiştir. Bu akımda; özgürlük, dünyaya atılmışlık hissi, absürd ve intihar gibi konular işlenmiştir. Albert Camus bu konuların üzerinde yoğunlaşmış bir filozoftur.
Camus, insan hayatının yaşanmaya değer olup olmadığı sorusuna verilecek cevabın önemini vurgulamıştır. Bu anlamda, intiharı önemli bir felsefe problemi olarak görmüştür. İnsanın hayatı boyunca karşısına çıkan absürd duygusunun üzerinde durmuş, bu absürd duygusuyla karşılaşmanın sonucunda ortaya çıkan intihar ve felsefi intihar olarak gördüğü umut konularını ele almıştır. İntihar ve felsefi intihar absürdü ortadan kaldırdığı için başkaldırı kavramını üçüncü bir yol olarak sunmuştur. İnsan yaşamının önemini ve absürd duygusuna direnmek için başkaldırının önemini vurgulamıştır. Sisifos Söyleni’nde mitolojik figür Sisifos’u, bu başkaldırının en iyi örneği olarak sunar.
Modern toplumda varoluşsal kriz, bireyin anlam arayışında karşılaştığı çıkmazlarla derinleşmektedir. Camus’nün başkaldıran insan modeli, bu krizden çıkış için bir yol haritası sunar. Bu model, insanın sanatsal yaratıcılığı, etik sorumluluğu ve özgürlüğü benimsemesi gerektiğini savunur. İntihar, absürdü ortadan kaldıran bir eylem olduğu için Camus tarafından bir çözüm olarak görülmez; bunun yerine bireyin bilinçli farkındalıkla yaşamına devam etmesi gerektiği vurgulanır. Bu çalışma, Camus’nün absürd, intihar ve başkaldırı kavramlarını modern toplum bağlamında ele alarak, bireyin varoluşsal krizine sunduğu alternatifleri incelemektedir. Camus’nün felsefesi, insanın anlam arayışından çok anlam olmadan yaşamayı öğrenmesi gerektiğini savunur. Onun yaklaşımı, modern dünyada varoluşsal bunalıma karşı bilinçli bir varoluş ve başkaldırı etiğini benimsemenin önemini ortaya koymaktadır.
Albert Camus Albert Camus absürd intihar modern toplum varoluşsal kriz
Bu çalışmanın, özgün bir çalışma olduğunu; çalışmanın hazırlık, veri toplama, analiz ve bilgilerin sunumu olmak üzere tüm aşamalarından bilimsel etik ilke ve kurallarına uygun davrandığımı; bu çalışma kapsamında elde edilmeyen tüm veri ve bilgiler için kaynak gösterdiğimi ve bu kaynaklara kaynakçada yer verdiğimi, etik görev ve sorumluluklara riayet ettiğimi beyan ederim.
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | 19. Yüzyıl Felsefesi, 20. Yüzyıl Felsefesi, Çağdaş Felsefe |
Bölüm | Articles |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 27 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 12 Ocak 2025 |
Kabul Tarihi | 17 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025Cilt: 49 Sayı: 1 |
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.